Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde en önemli fasıllardan biri olarak görülen enerji sektöründe özellikle yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerji kullanımının teşviki konusu, Türkiye’nin son 10 yıldır üzerinde yoğun bir şekilde çalışmakta olduğu alanlardan bir tanesidir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) tarafından hazırlanıp hayata geçirilen 2019-2023 Stratejik Planı’nda “Daha Çok Yerli, Daha Çok Yenilenebilir” sloganıyla belirlenen ilk hedef; yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik kurulu gücünün toplam kurulu güce oranının %59’dan %65 seviyesine yükseltilmesinin sağlanması olmuştur.

Ulusal düzeyde değerlendirildiğinde ETKB strateji ve eylem planlarında da vurgulandığı üzere Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için yenilenebilir enerjiye yatırım yapılması gerekmektedir. İletişim perspektifinden toplum genelinde bilgi düzeyi ve genel algıya baktığımızda, yenilenebilir enerji kaynaklarının tasarruf ile ilişkilendirildiği görülmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının türleri, çevresel etkileri, temiz enerji kaynaklarının yatırım açısından karlılığı, sosyal ve ekonomik büyümeye olan katkıları konularında farkındalık düzeyi maalesef yetersiz kalmaktadır. Bu kapsamda öncelikle Yenilenebilir Enerji konusunda toplumda farkındalığın arttırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bugünümüzü ve geleceğimizi şekillendiren yenilenebilir enerji yatırımlarının toplum tarafından doğru algılanması ve ilgi çekmesi için yapılacak çalışmalar, ekonomik gücümüzün ve istihdamın arttırılmasına katkı sağlayacaktır.

Bölgesel düzeyde yenilenebilir enerji konusunda Avrupa’da lider konumunda olan Türkiye’de en öne çıkan bölge ise TR22 Güney Marmara Bölgesi’dir. Yenilenebilir enerji kaynakları ile rekabet avantajına ve hatta üstünlüğüne sahip olan bu bölge, günden güne cazibe merkezi haline gelmektedir. Bu kapsamda hedeflenen, Güney Marmara’nın yenilenebilir enerji konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde öncü bir marka haline gelmesidir. TR22 bölgesinde yapılacak olan çalışmalar ile birlikte kalifiye iş gücü ve kaliteli sosyal yaşam, sürdürülebilir çevre ve yaşanabilir alanlar, güçlü ekonomi ve rekabetçi sektörlerin yükselmesi gibi konularda katkı sağlanacaktır. Yeniden toplumsal bilinç ve algı olarak değerlendirdiğimizde çok az kişinin bu bölgeyi yenilenebilir enerji konusunda yapılan çalışmalarla tanıdığı görülmüştür. Bu kapsamda ulusal düzeyde bilinçlendirme çalışmalarının yanı sıra TR22 bölgesi için de yenilenebilir enerji yatırımlarının sosyal ve ekonomik etkilerini göstermek için iletişim çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Diğer bir konu olan yenilenebilir enerji sektörü ve istihdam ilişkisine değinecek olursak, ülkemizde özellikle gençler arasında işsizlik söz konusudur. Yenilenebilir enerji sektörü, diğer sektörlere göre yeni sayılabilecek bir yatırım alanıdır. Dolayısıyla sektörde geniş bir istihdam olanağı söz konusudur. Aynı zamanda mesleki eğitim için gerekli altyapıya sahip bir sektördür. Ancak yenilenebilir enerji alanında mesleki eğitim ile istihdam arasındaki ilişki oldukça zayıftır. Mesleki eğitim almış kişiler ne yazık ki piyasanın ihtiyaç duyduğu nitelikleri sağlayamamaktadır. Proje, mesleki eğitimle istihdam arasındaki zayıf bağın güçlendirilmesi ve bunun sonrasında istihdam olanaklarının arttırılması noktasında son derece kıymetli çıktılar sağlamayı hedeflemektedir.

Geçmiş dönemlerde yürütülen benzer projelerde yapılan çalışmalar ve özellikle Balıkesir Üniversitesi bünyesinde kurulan Rüzgar Enerjisi Eğitim Merkezi ile birlikte bu alanda yapılan akademik çalışmalar, yenilenebilir enerji sektörü ile istihdam ilişkisinin kuvvetlenmesine ivme kazandırmıştır. Bu kapsamda iletişim çalışmalarında yenilenebilir enerjinin istihdam ilişkisi, bu alanda yapılan akademik çalışmalar ve sürekli eğitim merkezlerinin tanıtımlarına büyük önem verilmektedir.